Reyyan Şalvarcı Yeni Kliniğine Taşındı

Kendini geliştiren ve yenileyen kişilere ne kadar kıymet verdiğimi takipçilerimiz bilir. Olduğu yerde kalmayan, hedefe ulaştıktan sonra kenara çekilmeyen ve daima yeni başarılar için çalışan kişiler bende gerçekten anlamlandırılmış bir yaşam hissiyatı uyandırıyor. Reyyan Hanım da bu konuda tebrik edilmesi gereken insanlardan. Zira sadece ayak sağlığı merkezi ile değil aynı zamanda içinde yer aldığı sosyal sorumluluk projeleriyle de birey olmanın ve anlamlı bir hayatın hakkını veriyor. İşini ziyadesiyle seven Şalvarcı dünü bugün ile aynı olan bizden değildir düsturu ile hep çalışmış ve işinde her geçen gün biraz daha marka olmuş bir isim. Şu sıralar yeni taşındığı yeri ise görenlere parmak ısırtacak cinsten. 7 farklı bağımsız tedavi uygulama odasından oluşan merkez ile dünden çok daha hızlı bir şekilde hizmet almak mümkün. Aynı zamanda geniş bekleme alanında randevu sıranız gelene değin nitelikli zaman geçirmeniz için her şey düşünülmüş. Yani kısaca burada kendinizi iyi hissetmemeniz için hiçbir sebep yok. 

Bu güzel kliniğe imzasını atan iç mimarlar ise dergimizden de tanıyacağınız Obje iç mimarlık Onur Bey ve Ayşegül Hanım. Ahşabın sıcaklığını modern bir yorumla mekâna uygulamışlar. Çok şık ve sıcak ışık efektleri ile zenginleştirmişler. Dışarıdan görünüşü de aynı sıcaklığı yansıtıyor. 2008 yılından beri ayak sağlığı konusunda çalışan Reyyan hanımın reklamlarına sayfalarımızda zaman zaman yer verdik. İlk başladığındaki heyecanı koruması ve işini sevmesi konusunda örnek alınması gereken bir kişi Reyyan Hanım. Bu güzel kliniği de kendi zevkinden ziyade işine olan sevgisi ve müşterilerine olan saygısı olduğunu tespit ettiğimizi söylemek lazım. Reyyan hanım ayrıca ayak sağlığı konusunda önemli bir bilinçlenme sağladı. 

Ayağında sağlık sorunları yaşayanlar bilir yaşam kalitemizi ne kadar düşürdüğünü. Ayaklarımız, fiziki olarak bizi özgür kılan ve ömrümüzün sonuna kadar ihtiyacımız olan belki de en önemli organlarımızdan. Ama nedense burun estetiği, göğüs estetiği, kalça estetiği yaptırırız da batık tırnağımızı, nasırlı, mantarlı ayağımızı erteleriz ve üzerine pek basmayız... Ne zaman ki batan tırnağımızdan yürüyemez duruma geliriz işte o zaman çare ararız. Oysa erken tedavi ile çok daha kısa sürede ve çok daha az acı çekerek tedavi olabilecekken, ertelediğimiz her şey gibi bedelini maddi manevi ziyadesi ile öderiz bir gün.